1. Menüye atla
  2. İçeriği geç
  3. Alt bilgiyi geç

Sempozyum Daveti

 

 

Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 04-06 Mayıs 2018 tarihinde Kastamonu’da V. Uluslararası Şeyh Şa’bân-ı Velî Sempozyumu’nu “EŞ’ARİLİK” başlığı altında düzenleyecektir.

 

DÜZENLEYEN KURUM

KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

 

DESTEKLEYEN KURUMLAR

  • Kültür ve Turizm Bakanlığı
  • Diyanet İşleri Başkanlığı
  • TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı)
  • Kastamonu Valiliği
  • Kastamonu Belediyesi
  • Şeyh Şa’bân-ı Velî Kültür Vakfı

AMAÇ

Peygamberimizin vefatıyla peygambersiz hayata intibakın ortaya çıkardığı zorluklar Müslümanların farklı fikir ve teşekküllere ayrılmasıyla sonuçlanmıştır. İslâm’ın bünyesinde ortaya çıkan bu fikri oluşumların yapı ve telakkilerinin tahlilinin gerektiği gibi yapılması İslâm’ın anlaşılması bakımından oldukça önemlidir.

Dinin anlaşılması hususunda yetkiyi tamamen akla veren, diğer taraftan da aklı ve aklî muhakemeyi dışlayan ifrat-tefrit şeklindeki anlayışların zamanla çıkmaza girmesi itikadi meselelerde hem aklı hem de nakli kullanmak suretiyle orta yolu tercih edenlerin toplum nezdinde temayüzü sonucunu doğurmuştur.

Yöntem ve temel esasları bakımından bir disiplin olarak kelam ilminin kurucusu olan Mutezile ile Ehl-i Hadis’in öncülüğünü yaptığı Selefilik arasında bir metodoloji geliştiren Ebu’l-Hasan el-Eş’ari, İslam düşünce tarihinde uzun bir dönem ve geniş bir coğrafyada etkili olmuş bir şahsiyettir. Önceki mezhebi Mutezile’den taşıdığı gelenek ile selef düşüncesini sentezleyerek geliştirdiği yöntem, kendisine nispet edilen ve Mâtürîdilik ile birlikte iki büyük Sünni ekolden birini teşkil eden Eş’arilik mezhebinin temelini sağlamıştır. Eş’arilik İmam Eş’arî’den sonra Bakıllânî, İbn Fûrek ve Ebu İshak el-İsferâyinî ile tamamlanmış akabinde İmâmü’l-Harameyn el-Cüveynî ve Gazzâlî gibi alimlerle temsil edilerek başta Nizamiye olmak üzere medreselerde temel itikadî ekol olmuş ve geniş bir alana yayılmıştır. Ekolün etkin ismi olan Gazzâlî’nin felsefeyle tanışıp buna yönelik eleştiriler geliştirmesi sürecinden sonra Eş’arî düşünce ile felsefe arasında sentezci bir yöntem geliştirilmiştir. Felsefî kelam olarak adlandırılan bu yöntemle birlikte müteahhirûn dönemi başlamıştır. Bu dönemde Şehristânî, Fahreddin Râzî, Seyfeddin Amidî, Beydâvî, Adudiddîn el-İcî gibi alimler felsefî kelam yöntemiyle eserler kaleme almış ve bunun sonucunda Eş’arilik ilim dünyasında bütünüyle bir hakimiyet kurmuştur. Bu, aynı zamanda İslam felsefesinin de kavramlar ve tartışmalarıyla devam ettirildiği bir dönem olmuştur. Bunun akabinde tahkik ve şerh dönemi olarak adlandırılan süreçte Teftazânî, Cürcânî ve Devvânî gibi alimler felsefî kelam kültürünün taşıyıcısı olmuş ve tahkik yöntemiyle eserler kaleme almışlardır. Bugün önemli bir çalışma alanı olarak araştırmacıları bekleyen Selçuklu ve Osmanlı düşünce geleneğinde, Eş’arî metinler, şerh ve haşiyelerle yorumlanarak söz konusu döneme taşınmıştır. Böylelikle yaklaşık bin yıllık bir süreçte Eş’arî düşünce hakim bir inanç sistemi olarak varlık göstermiştir.

İslâm kelâmı Eş’arîlik ekolünün gelişimine uygun olarak tasnif edilmiştir. Ebu’l-Hasan el-Eş’arî’den Gazzâlî’ye kadar geçen sürede yapılan kelâma “mütekaddimûn kelâmı”, Gazzâlî’den sonra yapılan kelâma da “müteahhirûn kelâmı” denilmiştir. Mütekaddimûn kelâmında Müslümanların çoğunun kabul ettiği Selef akidesi aklî yöntemlerle ele alınmış ve ilk dönem bid’at ehli mezheplerin fikirleri eleştirilmiştir. Müteahhirûn kelâmında ise konular felsefî açıdan ele alınmaya başlanmış, Râzî, Âmîdî, Beyzâvî, Îcî gibi âlimlerin eserlerinde kelam ve felsefe birbirinden ayrılamayacak şekilde mezcedilmiştir.

Felsefi konulara hâkim olan Eş’arîlik yetkinliğini ispatlamış, Mezhebî taassubu olmayan Türk devletleri olan Selçuklu ve Osmanlı Devletleri zamanında da etkinliğini korumuştur. Selçuklular döneminde Nizâmiye medreseleri, Osmanlılar döneminde de Semâniye medreseleri Eş’arî kelâmının devlet destekli okutulduğu ilim yuvaları olmuştur.

Osmanlılar döneminde padişah ve üst düzey devlet adamlarının katıldığı “huzur dersleri” adı verilen ilmî toplantılarda Eş’arî geleneğin önemli temsilcisi Beyzâvî’nin tefsirinin okutulması ilgili dönemde Eş’arî geleneğin etkisini göstermesi bakımından önemlidir. Bu bakımdan Eş’arî geleneğin doğru anlaşılmasının günümüzü anlayabilmek açısından önemi yadsınamaz bir gerçektir.

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ Bey ve Kastamonu Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Seyit AYDIN beyin himayelerinde Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen bu sempozyumun;

Muhteva bakımından İslam düşüncesine tesir eden, İslam’ın itikat değerlerine çok önemli bir bakış açısı kazandıran Eş’ariliğin doğru bir şekilde tanıtılması, anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılmasına, onların düşünceleri doğrultusunda Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliği güçlendirecek yeni teklif ve düşüncelerin değerlendirilmesine, bu hedefler doğrultusunda yeni projelerin ve çalışmaların başlatılmasına katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.

 

MUHTEMEL KONU BAŞLIKLARI

  • Eşariliğin Tarihi ve Düşünce Arkaplanı
  • Eşariliğin Oluşum ve Gelişim Süreci
  • Eşariliğin Belli Başlı Temsilcileri
  • Eşariliğin Düşünce Dünyası ve Temel Görüşleri
  • Felsefe ve Tasavvuf Arasında Eşarilik
  • Siyaset ve İktidar  Zemininde Eşarilik
  • Muhataplarının ve Muarızlarının Gözünden Eşarilik
  • Günümüzde Eşarilik ve Temsil Dünyası
  • Eş’ariliği Besleyen Dinî-Toplumsal Aidiyetler
  • Hadis Taraftarlığı Zemininde Eş’ariliğin Yeniden İnşası

http://ilahiyat.kastamonu.edu.tr

V. Uluslararası Şeyh Şa'ban-ı Veli Sempozyumu